Canan'ın Haşmet'i


İflah olmaz bir "Kedisever" olan arkadaşım Canan'ın sözcükleriyle biricik oğlu Haşmet...

Haşmet’le maceramız bundan 7 sene önce başladı. 6 yavrusuyla beraber hayvansever bir hanıma sığınmış mini mini bir annenin en şirin, en cana yakın, en en en güzel yavrusuydu Haşmet. Onun o simsiyah patilerine o kadar hayran oldum ki, tekir beyaz bir kedi alma maksadıyla gittiğim evden kucağımda Haşmet’le çıktım.

Henüz 1,5 aylık, tenis topu yutmuş gibi koca bir göbeğe ve buldog köpeklerininki gibi omuzlara sahip, küçücük ama haşmetli bir beyefendiydi, bu yüzden Haşmet oldu adı.

Güzel oğlum zaman zaman beni canımdan bezdirse de, “seni büyüttüğüm emekle çocuk büyütürdüm” dedirtse de dünyanın en özel kedisidir bence.

Çok belirgin hatları olan ve hiç esnemeyen bir karakteri vardır. Deli gibi kıskaçtır mesela, kim olursa olsun, birinin Misket’i daha çok sevmesine asla tahammül edemez.

Alışkanlıklarına bağlıdır, çok fena kum seçer, beğenmediyse hemen sizin için tuvaletin önüne bir hediye bırakır. Sırt üstü yatan birini gördüğü zaman dayanamaz, muhakkak çıkıp göğsünün üzerine uzanır. Hatta kimse sırt üstü yatmıyorsa eğer, biri canından bezip de sırt üstü dönene kadar aralıksız miyavlar.

Gördüğüm en inatçı kedidir Haşmet. Zaman zaman bize genlerine keçi ya da katır geni karıştığını düşündürtecek kadar inatçıdır hatta. İstediği şeyi elde edene kadar yılmadan ve hiç susmadan 2 saat boyunca miyavlayabilir mesela.

Size çok mu öfkelendi, aman ayakkabılarınız ortada kalmasın o zaman, sizden alamadığı hırsını ayakkabılarınıza işeyerek alabilir, hem de gözünüzün içine baka baka. Eve gelen çocuklara pek tahammül gösteremez ama misafir kedilere, çoğu kediye nazaran çok anlayışlı davranır.

Boğazına çok düşkündür oğlum, yaş mama için havada 4 takla atar ve hatta inanılmaz gelecek ama “mama” diye miyavlar. Portakaldan üzüme, kabak yemeğinden patlamış mısıra kadar aklınıza gelen herşeyi yiyebilir, asla dondurma kabının sonunu yalamadan bırakmaz ve beni hani kediler tatlı tadını alamıyordu diye düşündürür.

Huysuzdur benim oğlum, gıcıktır, zordur ama çook tatlıdır. 24 saat seven biri olsa itiraz etmez, hatta rüyalarında bunu gördüğünden bile şüpheleniyorum. Tanıdık olsun yabancı olsun bir numaralı derdi okşanmaktır. Eve gelen herkese ama herkese kendini sevdirmek için uğraşır. Ve o kadar inatçıdır ki, babam gibi hayvanlara dokunmaktan hoşlanmayan bir adama bile kendini uzun uzun sevdirmişliği vardır. İçinde hiç durmadan çalışan diesel bir motor oldundan şüphe edersiniz bazen.

Evimizin neşesi, başımızın tatlı belasıdır o bizim, oğluşumuz, canımızdır.

Etiketler
hikayeler