Bir Külkedisi Masalı


Yaz tatili dönüşünde apartman önünde onu gördüğümde, Sütlaç ve Keşkül'ü ilk gördüğümde hissettiklerimin aynısını hissetmiştim ... Aşk gibiydi... Bir annenin bebeğini ilk gördüğünde hissettikleri gibi..Gözlerim parlamıştı onu görünce.

Oturmuş basamakta, bilmiş bilmiş bakıyordu etrafına.. sanki "bu mahalle benden sorulur" der gibi :) İnsanlara alışmış, kucak delisi olmuştu. Bizimkiler kucak sevmedikleri için, bu fırsatı hiç kaçırmadım ve onu apartman önünde her gördüğümde hatta çeşitli bahanelerle aşağıya her indiğimde kucağıma alıp sevdim bol bol.

O kadar sevdirdi ki kendini, sitenin güvenlik ekibi bile onunla oyun oynuyor, soğuklarda kulübeye sokuyordu :) Kendini sevdirdiği için bolca yemek yedi ve minik bir kediden tombiş bir kediye dönüştü. Hala bu kocaman göbek, şişkoluktan mı yoksa hamile mi kaldı diye de düşünmüyor değilim :)

Mahallenin minik, pasaklı ve tombiş kızı hem oyun oynamayı hem de kucakta yatmayı çok sevdiğinden onun bir yuvaya kavuşmasını çok istiyordum. Vee sonunda hayatının erkeğini, biricik babası Kutay'ı buldu :)

Bizim evdeki deli dolu geçen bir gecelik misafirliğinden sonra "prensi" onu alıp sıcacık yuvasına götürdü. Gönülden inanıyorum ki, çok iyi anlaşıp birbirlerini çok seven bir baba-kız olacaklar.

Ne demişler; Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine :)
Darısı sokakta sıcak bir yuva bekleyen nice pisilerin başına...

Etiketler
hikayeler