Merve'nin Prensi Edward


Çocukluğumdan beri, hep kedi sahibi olmak istemiştim ama titiz annemin yoğun çabaları sonucu bütün girişimlerim başarısız kalmıştı. :(  Ama hiç vazgeçmemiş, sadece birazcık ertelemiştim :) Seneler geçti ailemden uzak bir şehire, başka bir hayat kurmak için taşındım. İlk başlarda hayatım şahane denilebilecek kadar iyiydi daha sonra tepetaklak olmaya başladı herşey ve kendimi büyük bir boşluğun içinde buldum. İşim yolunda gitmemeye başladı, evimi taşıdım, dostumu kaybettim... Tam vazgeçip ailemin yanına dönmeyi düşündüğüm bir gün, bir veteriner kliniğinin önünde buldum kendimi.

Herşey biranda ve tesadüfen gelişti. İçeri girdim ve "Yardıma muhtaç, evsiz yuva aradığınız bir kedi var mı?" diye sordum. Veteriner, beni Edward'ın (o zamanki adıyla Bihter ki o konuyu da ilerleyen satırlarda anlatacağım) yanına götürdü. Küçücük bir kafeste, zayıf, mutsuz, bitkin bir halde yatıyodu, beni görünce ayaklanmaya çalıştı ama sağ ön patisi sakat olduğu için çok zor kalktı. Daha önce çok kişi almak istemiş ama paticiğinden dolayı bırakmışlar istememişler bebeğimi :( Hemen o gün aşılarını yaptırdım ve aldım.. Veteriner dişi olduğunu söyledi ve biz de Bihter ismini koyduk. Kızımla birlikte evime geldim aradan biraz zaman geçtikten sonra kızımın çok yakışıklı bir oğlan bebeği olduğunu farkettim :) Aslında bu hem sevindirici hem üzücü bir durumdu. Cinsiyetini farkedemeyecekleri kadar ilgilenmemişler kucaklarına alıp sevmemişler bile demekki.. Ama bana, bir günde hem kız hem oğlan sevgisini yaşatmış oldu.

15 Temmuz 2011 de benim olduğunda 2 aylıktı. Çok zor zamanlar geçirdik birlikte, biraz pasaklı bir bebekti. Aylarca her gün her gece yerlerden kaka temizledim. Bu zor zamanlarımızda 18 yaşında köpeği olan ve benden çok çok daha tecrübeli erkek arkadaşım çok destek oldu. Benim olgunlaşmamı ve Edward'ın eğitimini sağladı. Ben dayanamayacak noktalara geldiğimde, Edward'ı sahiplendirmek istediğimde beni yatıştırdı ve engel oldu. İyi ki de oldu çünkü Edward benim bir parçam oldu artık. Başka odaya gitse alıp yanıma getiriyorum o derece ayrı kalamıyorum. Hala bazı sabahlar baş ucumda çiş göletleri yapsa da, ayaklarına bulaştırdığı kakacıklarla bütün evi koşsa da ilk önce zırıl zırıl ağlayıp sonra paşa paşa siliyorum her yeri :) Çünkü ne yaparsa yapsın bana en zor zamanımda, en yalnız kaldığım bir anımda hediye gibi geldi. Çekip çıkardı beni bütün üzüntülerden.

Kucağıma geldiğinde bütün herşeyi unutuyorum. Düşünsenize size koşulsuz şartsız bağlı, peşinizde mır mır dolanan, sizi her halinizle seven bir varlık var evde. Onun varlığı herşeye değer artık bunu anladım...

Bir dönem çok hastalandı bir hafta boyunca veteriner kliniğinde kaldı. Ölümlerden döndü kendisinden büyük parazitlerle boğuştu. Hayvan sevmeyen annem babam Edward için dua eder oldu. O kadar sevimli o kadar güzel bakışlı bir bebek ki kendine hayran bıraktı herkesi. Neyse ki kurtuldu. Daha sonra babamın da müthiş yardımlarıyla Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Veterinerlik Fakültesine götürdüm ayağı için. Röntgenler çekildi testler uygulandı ve maalesef ayağındaki sinirlerin tamamen parçalanıp yok olduğunu ve tamiri olmayacağı söylendi. Kemiği de kırılmış ve yanlış kaynamış. Tekrar kırıp kaynatabileceklerini ama bu sürecin çok acılı olacağını söylediler. Ve tam düzelme de olmayacakmış. Kestirebileceğimi söylediler. Hiçbir işlem yaptırmadım. Benim bileceğim ve benim yüzümden oluşacak bir acı çekmesini istemedim. Çünkü Edward böyle çok mutlu ve dört bacaklı bir kediden farkı yok. Deli gibi oyun oynuyoruz deli gibi koşuyoruz evde, hatta arkadaşlarımla şakalaşıyoruz dört bacaklı olsa duvara tırmanacakmış herhalde diye :)

Ben şu an, bu yazıyı yazarkan yanımda melekler gibi uyuyo bebeğim. Yazımı tamamlayıp bilgisayarı kapattığımda ilk önce kucağıma çıkıcak sonra yanıma uzanıp sarılıp uyuyacağız her geceki gibi... Hayatımın herhangi bir döneminde bu kadar huzurlu olmamıştım. Hiç bu kadar sorumluluk sahibi, bu kadar keyifli, sakin, mutlu olmamıştım. En azından hiçbir zaman kuşlarla konuşmamıştım ama Edward'la birlikte her akşamüstü pencerede kuşlarla konuşuyoruz :) Benim huzurum ve ışığım oldu. Uzun upuzun yıllar beraber oluruz umarım o benim herşeyim...

Edward'dan hayvanseverlere mesaj:

"Anneme göre, hayvan sahibi olmak büyük, çok büyük sorumluluk. Herşeyiyle ilgiye ve sevgiye muhtaç bir canlıyla ilgilenmek büyük sabır ama aynı zamanda dünyanın en keyifli uğraşı. Hayvan sahibi olmak isteyenlerden tek ricamız, iyi düşünmeleri, eğrisini doğrusunu iyice tartmaları. Lütfen ortalama 13-15 yıl yaşayacağımızı düşünerek evlat edinin ve bir heves kurbanı yapmayın bizi. Ve bence öncelikli olarak yardıma ihtiyacı olan barınaklarda ve ya sokaklarda kurtarılmayı bekleyen arkadaşlarıma evinizi açın. Çirkin, sakat, kör, sağır, yaşlı, hasta demeyin. Onların tutmayan patisi duymayan kulağı görmeyen gözleri siz olun. Şunu unutmayan ki bizim yaşadığımız evimiz olan ormanları yakıp yıkıp yerine evlerinizi yaptınız. Bizi kafeslere tıktınız. Hayat bizim için zor zaten, lütfen bizi sadece sevin, hayatımızı daha da zorlaştırmayın. Hepinizi öpüyorum annem de, okuduğunuz için teşekkür ediyor size :)"

Etiketler
hikayeler