Melis'in Pelüş Kedisi Çilek


"Kedici" dostumuz Melis, pelüş kedisi Çilek ile olan hikayesini paylaşıyor bizlerle...

Eşimle hayatımıza bir güzellik katma isteğiyle başladı bizim için arayış. Benim alerjim olup olmadığı testleri yapılana kadar, sorumluluğunu alıp alamayacağımızı tartışıp bir pisicik evlat edinmeye karar verdik. Cinsleri, bakımlarını araştırırken internette bir ilanda karşılaştım minik bebeğimle.

Her ne kadar bu arayışın bir petshop ile sonlanmasını istemesekte, ne yaptıysam kapatamadım bir türlü, o güzel yüzün olduğu sayfayı... Sonunda dükkanı ve ardından eşimi aradım. Normalde haftasonu kavuşacaktık fakat eşimi o akşam kapıda karşıladım ve apar topar Çengelköy’den Bakırköy’e gittik.

Heyecanla kuzumu hapsettikleri kafese yöneldim, aklımda biran önce onu oradan kurtarmak vardı. Birbirimizi görür görmez omzuma yerleşti miniğim ve biz daha işlemleri bile yaptırmadan uyudu orada..Sonra hırkamın içinde evimize doğru seyahat ettik.

O günden sonra, ya montumun ya da hırkamın içinde beraber ev işlerini yaptık, balkonda oturduk, omzumda otururken yemek hazırladık, internette gezdik... Kısacası günün her anında beraberiz.

Size biraz da afancanlıklarından bahsedeyim; mesela iki dakikalık bir boşluk anında balkonun mermerine atlayıp yukarıdan aşağıya inen hortuma pati atmaya çalışması ömrümden 10 yılı götürdü muhtemelen. Çünkü üçüncü kattayız ve aşağıda karşı komşunun bahçesinde bir Sibirya kurdu var. Bütün bunlara ek kızımız ne yazık ki duymadığı için, birşey olmasa bile onu bulamayacak olma düşüncesi yetiyor yüreğimi hoplatmaya.

Hoplatmak demişken, özellikle lazer ile oynatırken o poposunu bacaklarını iki yana açarak hoplatmasına bayılıyoruz. :) Pinpon topu, boş su şişesi, pipet, kestane bile onunla anlam kazanıyor, çünkü bizimki kendinden geçiyor onlarla oynarken. Kumunu dağıtmaca oyununu da çok seviyor. Şapur şupur muz, çilek ve karpuz, her doğum gününde de çilekli pastasını zevkle yalar yutar. Ton balığının kokusu bile yeter :)

Eve gelenler bazen onu peluş zanneder. Birbirinden keyifli uyuyuş pozlarıyla gönlünüzü feth etmeyi çok iyi bilir. Çok uslu ve bir o kadar da sevişgendir kızımız.

Her anne babaya evladı nasıl özel gelirse bizim gözümüz ve gönlümüzde de kızımız öyle.  Çilek bizim için bir kedi olmadı hiç, alelade bir kısırlaştırma ameliyatında bile, normal haline dönene kadar, ağzımızı bıçak açmadı, gözlerimizin dolmasına engel olamadık.

Ailemizin neşesi, masum, minik kızımız, hayatımızda yaptığımız en doğru şey. Umarım ona hak ettiği kadar sevgi ve ilgiyi verebiliyoruzdur. Dileriz çok uzun yıllarca da bu mutluluğu tatmaya devam ederiz.

Etiketler
hikayeler