Betül'ün Konuşkan Oğlu Pertev


Ben Çetin ailesinin  2. çocuğuyum..Britishshorthair-Scottish shorthair karşımı birşeyim aslında. Söylediklerine göre ailem beni bulmak için İstanbul'un bir ucundan diğer ucuna gitmiş o gün. Önce Zeytinburnu'ndan Kadıköy'e. Ordan da Beylikdüzü'ne kadar yol gitmişler.Yani beni ne kadar sevdiklerini anlayın işte.:))

perto2

Açıkçası benim kadar geveze bir kedi için neden bu kadar mücadele etmişler ben bile şaşırıyorum bazen. Beni aldıklarında eve kadar hiç susmamışım.Hatta ondan sonra bir daha hiç susmamışım. Bana göre bu gevezelik değil zaten, sadece bir çok meselenin konuşarak halledilebileceğinin farkında olan bir kediyim diyelim...Hem hangi insan istemez ki seslendiğinde efendim diyen bir kediye sahip olmayı??? Neyse devam edelim...

Annemle babam 2-3 gün bana isim aramışlar. Hem gevezeliğim, hem çok bilmişliğim hemde tipim yüzünden ismimi PERTEV koymuşlar. Bir dizi mi varmış neymiş. bir uşak varmış çok konuşan ukala falan filan. Oradan akıllarına gelmiş. Benim bildiğim içinde Uşak olan hikayeler pek eğlenceli değil ya neyse!!

perto11

Bizim büyükler bütün gün çalıştıklarından bir evin bir British kızı Minnaz a arkadaş olmamı istemişler aynı zamanda. Büyüdüğümde de eş olacakmışım. Nitekim öyle de oldu. Geldiğimde bir çay tabağı kadar olan boyum öyle hızlı uzadı ki 2-3 ay sonra Minnaz'a alıcı gözüyle bakacak boya-posa geldim diyebilirim. Gerçi kızı çok sıktım başta konuşmamla. Zaten annemle-babama bir 10 gün trip attı Minnaz  "neden getirdiğiniz bu düşük çeneyi" diye.Harbi düşük çeneliyim tabi ben. Seviyorlar söyleniyorum, tuvalete gidiyolar kapının önüne geçip söyleniyorum, yatıyorlar ışık kapalı diye yine söyleniyorum. Zamanla herşeyi öğreniyor be insan, pardon kedi.. Susmayı öğrenemedim ama daha az konuşmayı öğrendim :))

perto7

Zaman çok çabuk geçti tabi. Harika bir çocukluğum oldu. Mutlu anılarla dolu. Annemle babam bizi çok seviyordu. Her şekilde hissettirdiler bunu bize. Allah başımızdan eksik etmesin onları. Ben delikanlı olunca kız da buldular bana. Acayip gelin adaylarıyla tanıştım. Her renk ve cinste. 10 tane yavrum oldu şu genç ömrümde. Ellerinizden öperler. Harika aileleri oldu onlarında. Ailem torunlarını harika ailelere sahiplendirdiler. Bazılarıyla hala görüşüyorum bile. Babalık başka birşey.

perto4

Acı olaylarda yaşadık tabi. İlk arkadaşım ve eşim Minnaz malesef ağır bir hastalık sonucu vefat etti. Bende depresyona girdim haliyle. Konuşkan olabilirim ama bir o kadar duygusalım. :) Ailem çok korktu o geveze kedi sus-pus, devamlı uyuyan, yemek yemeyen bir kediye dönüşünce. Minnaz'ın acısını kalplerine gömüp 10 gün içinde 2. eşim 1 yaşında güzeller güzeli "Suzi" yi getirdiler bana.

Yanında 2 aylık oğlu Bayram'la geldi evimize. Bu kadının ve onun küçük oğlunun bana ihtiyacı var diyerek hemen toparlandım, dört elle sarıldım hayata yeniden. Gerçi üvey oğlum sonradan annemin kuzenine gitti ama o kısa dönemde bile harika bir üvey baba oldum diyebilirim.

perto5

Suziyle de harika 3 çocuğumuz oldu ellerinizden öperler. Ama ben biraz çapkındım, hızlıydım. Suzi'yi de bırakmıyordum ki kız biraz dinlensin çocukları büyütsün. Babam koştura koştura beni veterinere götürdü. Sonuç! Hayatımın 2. büyük acısı. Ve yine büyük bir kayıp. Gözüm gibi bakıp, dilimde temizlediğim güzeller güzeli ... öhö öhö neyse. Biz ona kısırlaştırma operasyonu diyelim...

perto1

Zaman ve yaşadığım bu tecrübeler beni çok harika bir kedi yaptı aslında. En azından ebeveynlerim öyle düşünüyor. Hala çok konuşuyorum belki ama şimdi 3 yaşında aslan gibi bir adamım işte... Suzi ve tekne kazıntımız Antalyalardan bir geçerken uğrayan ve o gün bugün bizde kalan Şukufe ile 3 kedi 2 insanlık kocaman bir aileyiz. Akşamları anne-babamız eve dönsün diye kapılarda bekliyoruz hala hiç sıkılmadan. Geldiklerinde ellerini uzatıyorlar bana doğru, arka patilerimin üstünde ayağı kalkıp, ellerine başımı koyuyorum. Onlarda beni kocaman kucaklayıp, seviyorlar her gün hiç sıkılmadan.. Ve Allah'a hep dua ediyorum verdiği kuru mama için. Tabi bir de Çetin ailesi için....

Etiketler
hikayeler