Esin'in Güzeller Güzeli Kızı, Müezza


Müezza... Benim güzel kızım. Size onu nasıl anlatsam, nerden başlasam? En iyisi, en başından anlatmak herhalde...

Soğuk yağmurlu bir kış akşamında, işten eve dönerken yorgundum, çoğu zaman olduğu gibi. Evime varmak üzere olduğumu anlatan yokuşu çıkmaya başlamışken, birden aşağılardan incecik çok hafif bir  ses duydum. Bir baktım , karanlık içinde beyazlığı daha da belli olan yavru bir kedi. Çok küçük değildi ama durmuş, gözlerini bana dikerek miyavlıyordu.  Ama öyle ısrarlı değil, hatta ağzını açıyor ama nerdeyse sesi duyulmuyordu bile. Gözleri o kadar güzeldi ki, sanki beni tanıyor gibi gözlerime büyük bir dikkatle bakıyordu...

1bMF6jH6DBg6O3AoyHOs_OZIy6iR3_9SIfUB3jqUMMQ[1]

Korkmadım elbet, sadece şaşırdım. Hayvansever bir anne ve babam olduğu için evimizde herzaman bırakın kediyi, kirpisine tavşanına kadar farklı tür hayvan her zaman konuk olmuştu. O nedenle sadece kedileri değil bütün hayvanları severim ama hiç, bir hayvanın sorumluluğunu almamıştım şimdiye kadar, hep başkalarının hayvanlarıydı söz konusu olan...

Şaşkınlığım, hiç kedi beslemek gibi bir düşüncem olmamasına rağmen, okuduğum bir yazıdan etkilenerek "eğer bir kedim olursa adını Müezza koyacağım" dememin üstünden, daha belki de birkaç gün ancak geçmiş olmasıydı. Ve işte o kedi çıkıp gelmişti adeta. Öyle bir süreçten geçiyordum ki, benim için birinin sorumluluğunu almak çok büyük bir karar olurdu ve henüz hazır değildim, biliyordum. Bu nedenle, kararı bu küçük kediye bıraktım. Bak dedim, ben seni değil sen beni seçeceksen gel, evim şurda gelmek istersen takip et... Anladı ve yavru bir kediye göre epey bir yolu,  beni takip ederek geldi, açtığım apartman kapısından girerek 4.kata kadar kendi patileriyle çıktı. İlk o zaman kucağıma aldım ve "Hoşgeldin Müezza" dedim. Elimi yaladı ve mırıldanmaya başladı. Günlerce o mırıldanması durmadı, kucağımdan hiç inmek istemedi. Ama işe gidiyordum ve en yoğun olduğum günlerde eve geldiği için, 2 gün doğru dürüst inceleyemedim bile kendisini. Karanlıkta evden çıkıp karanlıkta dönüyordum ve ancak 3.gün, gün ışığında birbirimizi gördük. Fotoğraflarından sizin de anlayacağınız gibi, ben bir sokak kedisi aldığımı sanırken kendisi dünya güzeli birşey çıktı :) Veya kuzguna yavrusu şahin görünürmüş misali bana öyle geldi.  :) ,Bu arada kedilerin de fotojenik olabileceğini onun sayesinde öğrendim...

2002-12-08 12.00.00-93

Nerde kalmıştık...Yoksa hikayenin burda bittiğini falan mı sandınız?? Oysa daha yeni başladı..Hazırlıksızdım. Şimdi ne yapacaktım? Hemen bilgisayarımı açtım. Yavru kedi bakımıyla ilgili bir siteden diğer siteye yazılar arasında epey bir dolaştım. Sanki bir çocuğum olmuştu ve onun hiçbirşeyi yoktu.  Oysa herşeyin en iyisi onun olmalıydı, o benim birtanecik güzel kızımdı. Kendime gelinceye kadar maaşımın dörtte biri gitmişti zaten. Yine de huzursuzdum, acaba doğru şeyleri mi almıştım? Aldıklarımın çoğunun gereksiz olduğunu sonradan Müezza onlarla hiç ilgilenmeyerek gösterdi ama almazsam kendimi kötü hissedecektim. Bunlar işin süsüydü ama asıl sorunun sağlık olduğunun farkındaydım, hele benim gibi bu konuda çok titiz olan birisi, kedisine de farklı davranamazdı elbette.

Hemen iyi bir veteriner arayışına girdim. Eyüp'te oturuyordum ve internetten gördüğüm kadarıyla burada bir veteriner yoktu. Bir şaşkınlık daha.. Ama bana yakın Fatih'de, belediyeye ait bir hayvan hastanesi olduğunu öğrenince, çok sevindim hemen kafesinde sessiz sessiz etrafı seyreden Müezza ile birlikte işe gitmeden önce hastanede soluğu aldım. Hastane, küçük ama çok sevimliydi. Aaa ne güzel artık hep buraya gelirim diye düşünürken içerde gördüğüm muamele karşısında büyük hayal kırıklığına uğradım.

Bir veterinerden ilk ne beklersiniz? Sizi bilmem ama ben, hayvanları sevmesini beklerim. Müezza'ya tiksinilecek bir yaratıkmış gibi bakan ve  sizi aydınlatacağı yerde biran önce gitmeniz için gözünüzün içine bakılan bir yere bir daha gider misiniz? Elbette bir daha asla diyerek hemen uzaklaştım ordan. Fakat sonradan Fatma Hn. adındaki veterinerin gerçekten iyi olduğunu söyledikleri için bir daha gittim ve haklı olduklarını da gördüm ama sonrasında yaptığım bir tlf. konuşmasına çıkan bir beyefendi hayvan hastanesi ile ilgili olumsuz düşüncelerimi iyice pekiştirdi. Müezza'nın sadece bir hayvan olduğunu düşünmeleriydi belki de sorun, ama sizler de bilirsiniz onlar evimizde bizim kadar hak sahibi olan canlılar oysa. Biliyorum beslemeyen birçok insan onlara kızım veya oğlum deyişimizi bile garipsiyor ama ne şımarıklık, ne özenti bu ifadeler, sadece duygularımızın ifadesi, değil mi?

IMG_20130107_190419

Galiba kısa yazamıyorum. Ne kadar kısaltmaya çalışsam da kelimeler sağdan soldan aşağıdan yukarıdan cümleye girmeyi başarıyor :)

O gün kafesinde Müezza ile 3 veteriner gezdim. Şaşkınlıkla, birinin dediğinin öbürün söylediğine uymadığını fark ettim. İyi de ben kime güvenecektim?Ben yavru bir kedim oldu diye düşünürken, yavrumun büyük ihtimalle hamile olduğunu söylediler. Nasıl yani? diyerek bir bekleyişin içine girdik ama evet kızımın biraz göbeği var ama hamile olmadığını sonunda anladık. Oh daha neler neler yaşandı da bu yazı fazla uzadı, okuyan sizlere yazık.  Sitede öyle güzel yazılar vardı ki benim de küçük bir katkım olsun istedim. Bakarsınız kızıma arkadaş gelen Kyra ile maceralarını da bir başka yazıda anlatırım.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Etiketler
hikayeler